Bunları biliyor muydunuz?: 
Batıda ve doğuda eski çağlardan beri çeşitli hastalıkların tedavisinde yararlanılan biberiye, tıbbi kullanımının ötesinde aşkın, sevginin ve unutulmazlığın sembolü olagelmiştir. Atinalılar ve Romalılar tarafından kutsal kabul edilen bitki, aşk tanrıçası Afrodit'e adanmış ve tanrıların süsü olarak anılmıştır. Evlenmeyi, aşkı ve ölümü temsilen yeni evlilerin başına taç yapılarak takılan biberiye, Antik Yunan'da öğrencilerin sınavlarda konsantrasyonlarını ve hafızalarını güçlendirmek amacıyla başlarında taşıdıkları bir bitkiydi; Eski Mısır hanedanları unutulmazlığın sembolü olarak ve ruhlar ülkesine yöneldiklerinde yollarını güzel kokularla doldurmak için biberiyeye mezarlarında yer vermişlerdi. Avrupa'da ise yastık altına konulan biberiyenin, insanı şeytandan ve kabuslardan koruduğuna inanılırdı. Kurutulmuş biberiye yakılan 15. yy evlerinde böylece ölümden korunulurken, 2. Dünya Savaşı sırasında hastanede yakılan kurutulmuş biberiye yaprakları ile mikrobik hastalıkların yayılması önleniyordu.

tasarım:Küre
© 2000 biberiye.com – powered by webhavuzu a.s.